11 Nisan 2013 Perşembe

BENİM ÇOCUĞUM EŞCİNSEL & MY CHİLD / ALKOL ve BABAM : MERHAMET


Klasik kötü bir aile tablosu içki içip evde kavga çıkaran bir baba aciz kendini savunamayıp hep dayak yiyen bir anne ve evin ilk kız çocuğu ben,bir kız kardeş ve bir ağabey.
 Eeee ne şimdi bu diyeceksiniz.Benim çocukluk tablom, niye yazıyorum şu anda bunu, 44 yaşında hayata kendini kapatmış bir kadının bu gün farkettiği sonun başlangıcı olduğu için.
        Psikoloji, terapi hep duyduğum ama kendim için hiç müracaat etmediğim bir çok şeyden birisi.Kendimi adadığım çocuklarım için olmasa herhalde yine gitmezdim.Ama bu gün zihnimdeki karanlık perdeler bir bir aydınlanıyor nasıl oluyor bilmiyorum ama oluyor işte..
       Çocuklar ailelerin eseri olduğuna göre,benim çocuğum problemli, kaynağı ne? ben... ve içinde büyütüldüğü aile,beni kim büyüttü yukarıdaki tablo, onları büyüten daha beter bir aile bunun geriye doğru sonu yok.Ama geleceğe dair sağlıklı nesiller yetiştirmek istiyorsak olay bendeyken çözülmeli,ben iyi bir anne olduğumu sanan aldanan oğlunun eşcinsel olduğunu öğrendikten sonra kafası dank eden mücadele veren bir anneyim.Hüseyin beyin tabiriyle " evdeki en sağlıklı insan oğlunuz" bunun ne demek olduğunu baya düşünmek zorunda kaldım.
      Çocukluk yıllarıma baktığımda aklım erdiğinden bu yana babamla annemin arasında kaldığımı hatırlıyorum.Babam annemi dövmesin diye,haklı- haksız kim bilmeden,ben durdurabiliyordum babamı, güçsüzken bir güç yüklemiş bu olaylar benim benliğime(miş çünkü yeni fark ediyorum).Genç kızlığa adım attığım yıllarda babam bu sefer arkadaşlarını da getiriyordu eve yine küfürün bini bir para getir götür hiç bitmez annem ancak arkadan söylenir yüzüne bişey diyemez ben girerim yine devreye hep aynı son masa devrilmiş annem yine dayak yemiş, hatırlamak bile istemiyorum.Bunların benim bugünkü durumumun başlangıcı olduğunu öğrendiğim için yazmak zorunda hissettim.Cinsellik hayatın bir gerçeğiyken ben genç kız olup serpilmeye başladığım zamanlarda babamın  arkadaşlarının yüzünden kendimi gizledim bir erkek gibi ortadaydım.Evlendim eşimin bir arkadaşı bir yıl bizde kaldığı için yine kendimi sakladım.Sonra ayrıldım adım duldu sakladım sakladım.Hayatımın her döneminde ben kendim için yaşamadım kendime bakmadım hep fedakarlık yapmaya mecbur hissettim kendimi.İki çocuğum için yaşadım hayatta biri kız, biri erkek.Sonuçta kendimi çok iyi bir anne zannederken hatalarımla yüzleştim.Acı verdi hemde çok,
Oğlumun eşcinsellik problemi için mücadele ederken kendimi düzeltmeyle de mücadele etmeye başladım yine Hüseyin Beyin ifadesiyle "siz düzelirseniz oğlunuzda düzelir"işte bu cümle top yekun benim kendime dönmemi sağladı.
      Çünkü bakıyorum çocuklarımın,çocukluklarına, gördükleri ben karşısında, bana çok bağlılar,bana belki acıyorlar(tıpkı benim anneme acıdığım gibi) akılları erip kavradıklarında onlar için yaptıklarımı bu sefer ben üzülmeyeyim diye kendilerini saklıyorlar,yalan söylüyorlar.Onlar ruhen sağlıklı bireyler olarak yetişemiyorlar.Üzgün,ağlayan hep mağdur edilmiş bir anne küçücük elleriyle akan yaşı silmeye çalışan yavrular.Belki yaşadığımız ülkede böyle binlerce ev var ama herkes kendi başına geleni biliyor.Babasız, anneye bağımlı olarak yetiştirilen çocuklar cinsel sorunlar yaşarsa bunun suçu kimde?
     Kendime baktığımda, hayatıma giren tüm erkeklerin babam dahil bana zarar verdiği ve karşıma çıkacak bütün erkeklerin de  bana zarar vereceği düşüncesiyle kadınlığımı unutup, herşeyimi çocukları üzerinde toplayan biriyim.Sonuç ortada zaten oğlum maalesef eşcinsel,ben kendimi tedavi edersem oğlumda en azından annem üzülmesin, aman annem duymasın,annem ne der v.s. sorularından kurtulunca kendiyle yüzleşebilsin ve çözüme doğru harakete geçsin.Çocuklarımıza sahip çıkalım ellerini hiç bırakmayalım
korkularımızla yüzleşelim,ben kendi adıma çabalıyorum Allah herkese yardım etsin bana da....

EŞCİNSELLİK / CİNSELLİK NEDİR? CİNSELLİĞE BAKIŞ AÇIM NASIL GELİŞTİ?


CİNSELLİK NEDİR?  BENİM CİNSELLİĞE BAKIŞ AÇIM NASIL GELİŞTİ?
Bu terapide cinselliğe bakış açım üzerinde durduk , ben cinselliği bu güne kadar hep cezalandırma unsuru olarak görmüşüm . Ben cinsellik için acı verici, pis ve iğrençmiş gibi bir  önyargı taşıyordum. Halbuki cinsellik , birbirleri için yaratılmış olan dişi ve erkek arasında geçen duygusal  bir iç güdünün eseri olan KARŞILIKLI TATMİN olayıdır. İnsanları insan yapan duygu ve düşünceleri ise cinsellik de duygu dolu olmalıdır.
Babamın cinsellik hakkında konuşmaları ve bu konuşmalar üzerine annemin yorumları bahsi geçerken ; annemin söylediği gibi babamın cinsellik hakkında kötü konuşmaları yok aklımda, benim rahatsız olduğum bir konuşmasını hatırlamıyorum babamın, aklımda annemin lafları var sadece, benim cinselliğe bakış açımı yönlendiren annem, çünkü o cinselliği kötü birşeymiş gibi hissettiriyor bana ve hala daha öyle devam ediyor çünkü annem cinsellikten iğreniyor. Bunu her fırsatta yansıtıyor bana. Daha önce annemin babamdan uzaklaşması ve kadınlık iç güdüsüyle bir erkeğe sarılmak , bir erkek tarafından sahiplenilmek duygusu üzerine konuşmuştuk, annem babamdan uzaklaşıyor ve onu koruyacak ona sahip çıkacak erkek karakteri ben oluyorum. Bana cinsel olarak yaklaşamayacağı için benim cinselliğimi öldürüyor.
Anne karakteri cinselliği öldürüyor ve sevgili ile araya giriyor. bunu nereden çıkardım derseniz, benim tüm kız arkadaşlarım için annem hep kötü yorumlar yapıyor, hep onlara kötü gözle bakıyor, laflarıyla beni kız arkadaşlarımdan (sevgililerimden) soğutuyor. Niye mi, çünkü ben sevgilimle beraber bir yolculuğa girersem annem yalnız kalacak ... annem bunları bilinçli bir şekilde yapmıyor tabiki ve farkında değildir bunların ..
zamanla annem benim bir kadına eş gözüyle bakma ve bir kadını sevip ona ne pahasına olursa olsun bağlanma duygularımı köreltti . ve bu böyle devam ederse ben annemin erkeği olarak kalacağım , yalnız ve mutsuz. ben annemi seçersem eşcinsel eğilimlerden kurtulamam çünkü anne kafamdaki , kıza olan duygularımı köreltmeye devam edecek. Babamı seçersem yani babama olan öfkemi bir şekilde yenip onunla duygusal olarak bir bağ kurabilirsem bir kızı sevip birşeyler yaşayabilirim, babam gibi bir erkek olmaktan korkup ondan uzaklaştıkça anneme yaklaşırım, ama babama yaklaşıp onun yaptıklarını annemin telafuzu ile değil de kendi bakış açım ile gözlemleyip , yargılarsam ve gerektiği yerde yanlışarını ona söyleyip tartışarak kafamda bazı şeylerin daha iyi oturmasını sağlayarak , ilişkiler üzerine kendi bakış açımın gelişmesine izin vermiş olurum. Babamdan uzaklaşmamalıyım , gerekirse babam gibi bir eş olurum ama eşcinsellikten kurtulurum.
Annem bizleri korumak için evliliğinde yaşadığı kötü tecrübelerini anlatıyor ve biz de öyle olaylar yaşamayalım diye onun çektiklerini çekmeyelim diye kendince önlem alıyor. ama evlilikten ve cinsellikten haberi olmayan bizler yani çocukları, evliliği ve cinselliği kötü ve acı verici bir olay olarak tanıyoruz. ve kötü olandandan kaçma içgüdüsü taşıyan insanoğlu evlilikten ve cinsellikten kaçıyor. evet anne amacına ulaştın bizim senin yaşadığın kötü tecrübelerini yaşamamızı engelledin ama sonuç daha berbat.
Eş cinsel ilişkide duygusal bir olay yoktur , öyle olduğunu sananlar var yanılıyorlar , sevisirken bile yüzyüze bakamadığın bir sevişme nekadar duygu taşıyabilir ki. Kendimi zayıf hissettiğimde eş cinsel eğilimlerim artıyor ve arayış içerisine giriyordum, çünkü ilişki sırasında karşımdakine hükmetme duygusunun güç olduğunu düşünüyordum, cinsellik ceza değildir, güç gösterisi değildir. Duygusal bir sevişme olayı ile birlikte karşılıklı tatmin olma arzusudur. Artık gücü başka şekillerde buluyorum, arkadaşlarımla muhabbet etmek, korkularımın üzerine yürümek, ailemin problemlerinden kaçmayıp problemlerin derinlerine inmek güç veriyor bana , problemli bir ailenin çocuğu olmak beni eş cinsel yaptıysa bu problemlerin çözülmesini sağlayarak kendi gücümün farkına varıyorum.
Son olarak ; herhangi bir problemle karşılaştığımda paranoid davranışlar sergilemek yerine , problemin sebep olduğu yada olabileceği kişi ile bu sorun üzerine giderek , ve söz konusu bir olay ise bu olayın üzerine giderek sorun çözme yolunda ilerlemeye çalışıyorum. Problemlerin ve soruların cevaplarını karşımdakine danışmadan onunla bu konuyu tartışmadan kendi iç dünyamda sorulara cevap aramak beni paranoid yapar. Bu yüzden ilişkiler üzerinde durmaya çalışıyorum.
Sorularımı çekinmeden soruyorum konu açılıyor muhabbet ediyorum konu konuyu açıyor ve karşılıklı birbirimizi tanıyıp iç dünyalarımıza inerek iyi dostluklar kurulmuş oluyor.

DİYET TERAPİ: KIRK YAŞINDA GİZLİ LEZBİYEN OLDUĞUNU ÖĞRENMEK



iletisim: peri_kiziiiii@hotmail.com

Merhaba Hüseyin bey

Benim için yine çok zor bir terapiydi sanırım. kendi hakkımda öğrendiğim en çarpıcı gercekti

Sizinle  konuşmaya başladığımda konunun buraya varacağı aklıma hiç gelmedi
Ama gercekleri öğrendikce kendi hakkımda özgürlesiyor ve hafifliyorum
Size terapiye gelmeden önce ruhsal olarak berbattım kafam karışık yeme bozukluğu vs hersey anlıyorum artık kendımı
Bır seylerın  yolunda tam gitmedıgını ama cevapları bulduğumda gercekten hafıfliyor ve rahatlıyorum

Almanya ya evlenme nedenimin ve Antepli  bır esle evlenme nedenımın bılıncaltında yaşayamadıgım 3 yas bebeklıgım olduğu aklıma hiç
Gelmezdı ben Almanya ya hırıstıyanlara teblıg ıcın gıttık sanırken bır yarım Almanya'da kalmıştı ılk 8 ay dıger yanım Antep'te büyümüştü
3 yasa kadar bunları tamamlamamın yolu bılıncaltımda buymuş
Çünkü Almanya'da bır türlü iş bulamadım cocuk gibi oldum cesaretimi kaybettim özgüvenimi kaybetim ve esime bir türlü eş olamadım
Anne olamadım sanırım bunları da görmemek için kendim ve ailem hariç herkesle uğraşıyorum
Yardım adı altında fakirlere düşkünlere ve dullara eroinmanlara fahişelere vs herkese
Ha ne kadar başarılı oldum sıfır bana göre çok düşük bir basarı o yüzden sıfır dedim
Bu arada nerdeyse size gelmeseydim boşanma eşliğine gelmiştim
Sizinle Almanya çocukluk ve Antep çocukluk kısmını kesfedınce bırden önce tam yasıma gelişime o travmadan çıktım
Hıc aklıma gelmedi benı Almanya'nın bu hale sokacağı
Sımdı tekrar özgüvenım geldı kendıme 40 yaşındayım tekrar en Olgun yasta anlıyorsunuzdur ıcıme ve özüme dönme yasım
Is arayıp bulacağım normal hayatıma ve evlılıgıme bakacağım ve oğlumu uzaktan kontrol edeceğim
Ben ben olarak sadece Almanya ya gıdecegım bu sefer kafamda başka hıcbır şey yok

Öldürücü darbeniz çocukluğumda masturbasyon çekip çekmedıgım sorusuydu?biliyordum ki altından muhakkak benim ıçin yine iyi bir şeyler de çıkacak
Size tüm dürüstlüğüme anlatmaya başladım evet dedım 12 yaslarında sonra başka bır iliskiniz oldu mu o yasta diye sordunuz?
Bende birden yıllar önce unuttuğum komşu kızını hatırladım aklımdan tamamen çıkmış
Onunla sevistigimizi öpüştügümüzü hatta benim erkek rolünde oldugumu ve bundan zevk aldığımı söyledim
Daha da eskiye gittiğimde aslında ilk tecrübemin 8yasında bir kız arkadaşımla olduğunu hatırladım
Bu durum komşu kızıyla sevişme sanırım 2 yıl devam etti ta ki o bir sevgili erkek bulana kadar
Yasım gelmıstı 15 e bu yasadan 18 yasıma kadar bu sefer hem duygusal hemde fiziksel anlamda kuzenime ılgi duydum
Kuzenım tabı ki kızdı babamda zaten beni oğlu gibi gördüğü için ben kızlarla olmak sanırım normal geliyordu
Üstelik güçlü olan erkek karakterindeydim kuzenim canan’ın tüm arzularını gerçekleştirebiliyordum o da benim
Beraber ergenliği kesfediyorduk ağda yapıyorduk gögüslerimizi ve tüm vucudumuzdaki degisiklikleri gösteriyorduk
Beraber çıplak banyo yapıyorduk çok normal geliyordu bize zaten hersey böyle başlamıştı
Sımdı tam hatırlıyorumda o bana ben ona aşık olmuştuk ve bıldıgın sevgiliydik
O zamanlar babam bana erkek gribi davranıyordu tam ergenlıgıme gırerken ılk etkı bu sanırım
2 nedende sürekli erkeklerin sapık olduğu kötü olduğu öcü gibi gösteriliyordu bunun etkısıde vardı
Ama bende en önemli neden sizinde söylendiğiniz gibi kadınlara erotik obje olarak görmemek erkelerde benım ıcın
Duygusallıktı yanı yıllarca arayacağım baba sevgısını verecek duygusal objeler varlıklar tanımı yok ıste baba denen kavram
Bendekı bu lezbıyenlık farkında olmadığım o zamanları sadece masumca sandığım cinselliği keşfetme arayışının beni bir lezbıyen
Yaptığının farkında olmadan yıllar gecmıs tüm ıliskilerimi unutmuştum
Hayata akmıştım okuyordum  çalışıyordum erkeklere bakıyordum ama onlarla asla çıkmıyordum korkuyordum
Kız arkadasım çoktu ama hep onlardan önde ve başarılı olmaya çalışırdık
Evlendım ılk evliligim boşandım dul ken daha felaket oldum kadınlar bu sefer rakip oldu erkeler cinsel obje
Kadınları yönetmek ve hepsini ezme istegi doğdu hepsınden sexsı vs
Yıllar geçit ve kuzenım kız olan ortaya çıkt ve bana evlenmem gerektıgını söylendi sürekli birilerini bana buldu
Ve bir gün yıllar sonra bana evlenmem için bir eş bulduğunda ona hayır diyemedım ve dıyemiyecegim aklıma hiç gelmedi evliliğimde
Kuzenimin etkisi olmuştu kuzenim beni mutlu etmişti onun önereceğiz kişide beni mutlu edebilir vardı bilinçaltında ve evet dedim
Suan 3 yıldır evliyim tam bir cehennemde yasadım ruh gibi kayıp karmaşık
Bu tüm duygular yüzünden sohbet verdim kadınlara Almanya ya ben kendımce bılınc dışında Allah'ı anlatmaya gitmemısmiydim
Tebliğ etmeye heryerden onu anlatıyordum sohbet veriyordum
Hüseyin bey beni bitirdiğiniz nokta
Bana dedinizki sen Allah rızası ıcın değil kadınları etrafında toplayıp kendını güçlü hissettiğin için icinde gizli kalmış olan lezbiyenligin
Icın bu kadınları toplayıp sohbet veriyorsun dedıgınızde
Bennnnnnn bittim şokkkkk oldum aman allahım. Yaşanan hersey yalanmıymıs ama bana tekrar sordunuz
Kime vesıle oldun diye bugüne kadar kim namaza başladı hangı Alman Müslüman oldu?kimseye vesıle olamamıstım
Çünkü dedi kalbinin derinlerini Allah bilir ve görür benim ile farkına varmadıgım nedenlerden neler yapmışım
Allah'ın rızası ıcın derken nefs ego vs hersey var
Şükür Rabb'ime ki bei bundan uyandırdı ona saf olarak herseyden arınmış olarak gitmek istiyorum
Bir kaç gün kendimden nefret ettim çıldırdım ama yaşandı ve bitti geride kaldı ve ben sanık dıbide kazınmış temızlenmıs
Tencere gını hissediyorum kendimi saf olarak Allah için


Evlılıgım tam bır kabus bır yandan bebeklıgımın yarım kaldığı Almanya'da yaşayan esım bır yandan maraslı olması bebekimin kalan kısmı
Orda gecmıstı üstüne üstlük ilk duygusal askım sevgılımın önerdiği adam oldu esim
Yani tamamen bılıncaltm yüzünden evlenmiştim bunu sizden öğrenmek beni bayağı bir sarstı
Bu bütün nedenlerden esime bir türlü asık olup sevemedim dişi olamadım halbukı harika bir dişi oldugumu bildigim halde
Sanki saklandı 3 yıldır evde çikolata yiyen sürekli esine mızmızlanan hiçbirşeyi yapamayan başaramayan küçük kızdım
Çok şükür bu duygudan artık tamamen kurtuldum hele size bebegınıze bebek bakım kremleri getirmem bombaydı

Bana aynen sunu dedınız:neden altın degıl neden elbise değil de bebek bakım kremleri hemde bir sürü her cesıdınden yüz vücud vs tüm yağları
Çünkü annesı ona dokunacak değil mı?sevıcek elbıse alsaydın sadece 1dakıkada gıydırecektı ama krem dokunacak annesı bebeğe
Ondan krem aldın çünkü sen annenden 3 aylıkken ayrıldın bakıcıya verildin ve sana kimse dokunmadı sevemedı bu yüzden bilinçaltın bana bebek hediyesi olarak krem aldırttı dedıgınızde artık nakout olmuştum
Artık bılıyorumki bebeklık çocukluk ergenlık ve yetıskınlık travmalarımı gerıde bırakıp bugünü yasıyorum
Bana söylendiğiniz su sözünde düsünüyorumda bır bebek ilk 2 yas a kadar ananesinden sadece 1gece ayrı kalsa tramva sebebıdır
Tüm annelerın bebeklerını sevmeleri ümidi ile yazıyorum zaten
Artık mutluyum tekrar  Hüseyin  bey arınmış hissediyorum kendimi yine zayıflamaya başladım çikolatayı bırakdım
Sakinim kafa kasımıyorum yaptıgım hiçbirşeyi ıcınoglumda dahil suçluluk hissetmiyorum artık
Biliyorum ki yaşanması gerekiyordu yaşandı Allah beni seviyor ben onu artık hayatın nimetlerınden faydalanmak
Mutlu olmak ısıtıyorum kimseye bır şey anlatmayacağım sorulmadıkca bana Allah'a tek gidilir dedınız doğru
Kadınlardan uzağım artık normal arkadaşlık ılıskısı duygusal bır bağ yok artık
Artık normal bır kadınım 40 yas olgunluğunda unutmayın artık dibe geldık dedınız terapılerıde bıttı. Insallah daha ne çıksın ki dimi Hüseyin bey
Gizli lezbiyenligimden de kurtuldum özgür ve tek olarak hayata akıyorum süprizlere açığım güzel olan herseye açığım
Esimizde  mutlu edecegım ısımıde bulacağım
Kadınlığın ve evlılıgın tadını çıkaracağım yeter bu kadar macera
Eskimi sevmek ve sevılmek ısıtıyorum oğlumda  benden ayrılınca eminim daha özgür mutlu özgüveni olacak daha başarılı
Bunun ıcındeartık kendımı suçlamıyorum oğlum ıcın ellimden gelenı yaptım her konuda yaptım
En önemlisi kendımı keşfediyorum bunu kim yapabılır kı bı kadar sonuna kadar gidiyorum ruhumun derınlıklerıne
Ama kendımı harika hissediyorum özgürümmmmmmmmmmmm artıkkkkkkkkkkkkk
Hersey harika olacak mânevî ve madde alemde ve hayatımda
Hersey ıcın ok çok dağılın Hüseyin bey ıyıkı varsınız basta acımada sonu müthiş bir rahatlık ve mutluluk
Özgürlüüüüüüüüüükkkkkkkkkkkkkkkkk yasamak bu herseyden arınabılmek kendını tanımak affetmek sevmek
Bağışlanmak mutlu olmak saf ve temız

Hersey ıcın binlerce kez sablonu Allah razı olsun sizden
İyiki varsınızzzzzzzz umarım herkes size tanınır ve herkes sonuna kadar gider bu terapılerın
Sahte sahte yasamaktansa doğru yasamayı tercıh ederim
Sevgiyle Allah'a emanet

http://www.huseyinkacin.com/forum/index.php?topic=1285.0

ERNESTO'NUN EŞCİNSEL TERAPİSİ


E....'nin ,kullandığı takma isim ERNESTO ,4. Terapi sonrası ,yazı bir.                          ب



Kendime ernesto diyorum . yaş 17 lise 3' e gidiyorum . istanbul'un en iyi liselerinden bir lise .   yazacak çok şey var ama ben size terapimle alakalı sözler söyleyeyim belki daha yararlı olur .şu an 5. Terapideyiz galiba.açıkcası her terapiyi net olarak hatırlamıyorum . başlayalım .ben gay olduğumu düşünüyordum .en yakın arkadaşıma aşık olmuştum . hazırlık sınıfında bunun farkına vardım .bu yaşadığım 6 senelik bir sevgi idi .ondan ayrılınca onu çok sevdiğimi ve gay olduğumu anladım .değişmeyi çok istedim , kendi içimde her şeyi denedim ama nafile . psikolog hüseyin kaçın ile msn sayesinde konuştuk , para sorumun olduğu için gitmedim . belki de para olayı sadece bahanemdi . psikolog hüseyin kaçın ilk terapiye gelirsen daha sonra terapiye devam edip etmeyeceğini sonra karar verirsin dedi . en sonunda kendi kendime , bu iş düzelmezse hayatımda çok büyük sorunlar oluşacak bu işi çözersem çok güzel olur rahat ederim , dedim . ve ne olursa olsun deneyeceğim dedim .bir Pazar günü kalktım saat 2 de randevu vardı . tedirgin bir şekilde kadıköy'e gittim .merkezi buldum 4. Katta daire gibi bir yerdi aslında korktum ama ne olursa olsun artık dedim .kapıyı çaldım içeri girdim , odaya girdik .ben tedirgindim , konuşmaya başladık .murat hoca sorular sormaya başladı . bir saat sonra aklımda şimşekler çaktı desem yeridir .çünkü sorulara verdiğim cevaplar aklımda bir an birleşti ve genel bir tablo oluştu .bu tablo benim neden gay olduğumu çok iyi açıklıyordu . bu tablonun farkın avarmak inanılmazdı . sonra ne konuştuğumuzu hatırlayamıyorum . odadan çıktığımda çocuklar gibi şendim . yalan söyleyip abartmıyorum .inanın çıktığımda hoplaya zıplaya vapura gidiyordum J

Terapilerde ne konuşulduğunu hatırlayamıyorum ama etkili noktaları söyleyeyim .1)genel tablo 2)ben'in ilişkilerdeki yeri 3) arkadaşlar 4)yalnızlık 5)kendim değilim 6) hayatım ve çevremin yabancısıyım .

1.    Maddeyi anlattım zaten çocukluktan bugüne yaşadığım olayları anlatınca aklımda parlayan genel tablo

2.    Madde terapilede hep sevdiğim erkeği ve kızdan bahsettim hep, bu ilişkide onlar vardı ben yoktum .

3.    Madde kız arkadaşlarım yoktu , arkadaşlarıma bu durumu söyleyemiyordum . ilk önce bir kız arkadaşıma sonra 10 tane arkadaşıma söyledim .

4.    Maddeyi açıklamak gerekirse iki yüzlü bir yaşam ve büyük bir iç yalnızlık oluştu .

5.    Meddeye değinmek gerekirse kendim değildim . toplumun istediği kişiydim ama kendimle yüzleşiyordum ve çok acıydı .

Sonuçları söylemek istiyorum :

1)    Benim böyle bir hayatım vardı , gaylik sorunumu çözmek için herşeye rağmen terapiye gittim

2)    Şu an 5. Terapideyiz galiba( henüz sorun tam çözülmedi ama çok büyük bir ilerleme var )

3)    Kız arkadaşım var

4)    Her şeye rağmen mutluyum

5)    Değişmek istiyorsanız mutlaka ve mutlaka terapiye gidin

6)    Her türlü sorunuz için e-mail adresimi ekleye bilirsiniz .

Kusuruma bakmayın terapilerden çok hayatımı anlatmışım .

------------------------------------------------------------------------------------------------



 E....' NİN, YAZI 2 , KULLANDIĞI TAKMA İSİM ERNESTO                                           ب



Evet az once terapiden çıktım ve yurttayım . ne anlatacağımı biliyorum .sömestırın 2. Haftası evde yalnız kaldığımda bilgisayarı açtım . bir kaç gün sonra eski alışkanlıklarıma döndüm galiba . normal videolar izlerken birden gay videoları izlemeye başladım .bence bunlar GAY özelliğimin henüz körelmediğini gösteriyor . biriyle tanıştım , şans eseri aynı yerde oturuyoruz . Bana ilişki teklif etti ve kendisinin her hafta en az 2 kere ilişkiye girdiğini söyledi .bana çok cazip geldi çünkü 15 yaşında ve çok tatlı , karizma bir çocuktu . sonra düşündüm . neden böyle bir şey yapayım diye .beni bundan kurtaran din olgusu oldu . açıkçası evet dine aykırı olduğunu düşünerek bunu uygulamadım . nefsimin ne kadar köreldiğini ve dünyevi zevklere ne kadar düşkün olduğumu gördüm . ama şuda var gay olmak istemiyorsam kızlara ilgim olmalı , ama buda nefsin kötülüğünü gösteriyor . sonuç olarak beni o durumdan kurtaran din olgusu aslında , arkasında bilmediğim düşünceler olan bir maskeydi . şu anda istersem gider yaparım ama hala frenliyorum .. aşıkçası o illişki teklifinden 2 gün sonra o ilişki aklıma bile gelmedi . bu olayda kararımı tam inceleyemiyorum belki bu yazıyı yazdıktan sonra okuduğumda cevabı bulurum . evet kızlardan soğumamı sağlayan büyük nedeni itiraf ediyorum . bugüne kadar terapilerde söylemedim ama belki murat hoca anlamıştır . söyleyememem benim salaklığım J ama neyse bu yazı olayıyla bunu da aşmış olacağım .

Evet ben sevdiğim kişiyi yakışıklı olduğu için , kızlar onu sevdiği için sevdim . kızlar beni sevemezdi ben yakışıklı değilim , tatlı değilim .... ilk başlarda şöyle düşünüyordum ( erkeğe bak ne yakışıklı ne tatlı , kızlar bunu sever . keşke bende o kadar yakışıklı olsaydım .ama sonucu bu oldu işte kızlar unutuldu geriye sadece erkekler kaldı .

http://www.huseyinkacin.com/forum/index.php?topic=537.0

EŞCİNSEL KİMLİK : BİR VAROLUŞ ÖYKÜSÜ / AN EXISTING STORY


GİRİŞ

merhaba

hikayeme başlamadan önce kendimi biraz tanıtayım
şuan yaşım 20
üniversitede psikoloji bölümü okuyorum
türkiyenin kaliteli ve köklü liselerinin birinden mezun oldum
ailem emekçi sınıfına mensup
babam ve annem işçi , ablam da okuyor

HİKAYEM....

BİR VAROLUŞ ÖYKÜSÜ
Ernesto 93 yılının Temmuz ayında Türkiye'de hayata gözlerini açtı .
Ernesto yani ben yengeç burcuyum , erkeğim . Burdan çok duygusal olduğum çıkarımı yapılabilinir .
Bebekliğimi doğal olarak hatırlamıyorum ben 5 yaşından itibaren anlatıcam . 5 ve 6 yaşlarımda Arnavutköy'de oturuyorduk . o dönemde yaşadığım bazı ilginç olaylar vardı .Örneğin bizim evin arka bahçesine mahallenin gençleri kız getirip onlarla cinsel münasebette bulunuyordu . Bu sahne aklımda yer etmişti .
Hayatım ev ve bahçesinde sadece ablamın iki arkadaşıyla oynayarak geçiyordu .Alt komşumuzun bir oğlu vardı . birgün onlarda otururken bir olay oldu arkadaşım çok sinirlendi ve henüz daha ben 7 yaşındaydım o 6 yaşındaydı . Annesine sinirlenen arkadaşım yatakodasına girdi ve beni çağırdı . Girdim ve kapının önüne süpürgeyi koyup kapıyı da kilitledi . Birden pantolonunu çıkardı sen de çıkar dedi ve çıkarttım . Yataga yatırdı beni ve üstüme çıktı. Daha yaşımız neydi ki nerden biliyordu bunları ...
Ben bu olayı anlamlandıramamıştım da zaten . Annesine olan sinirini benim üzerimde atıyordu ...
İlkokul yıllarına giriş yapalım . İlk defa ilkokula gideceğim gün önlüğü giydiğimde çok korkmuştum . Okula gidecektim ve ablamdan biliyordum akşama kadar yalnız kalacağımı .
Kapıdan çıktığımızda avazım çıktığı kadar bağırmaya ağlamaya başlamıştım . Annemden kopma korkusu çok etkileyiciydi . Gitmemek için kendimi adeta parçalıyordum. Zar zor ikna ettiler sınıfa girdik ve annem kapıdaydı ben sınıfta da ağlıyordum . Öğretmen '' Çocuğunuzu alın yarın getirin! ''dedi . Ama şans eseri o yarın olmadı çünkü 99 depremi olmuştu ve okullar açıldığı gün 2 ay tatil edildi .
O süreçte biz S.Ç_ği'ne taşındık . Burada başka bi okula gittim doğal olarak . Ama yine aynı sorun vardı . Annemden kopamıyordum ve burdaki birici sınıf hocamın bana annem gibi yaklaşmış olması biraz rahatlatmıştı beni . 2 hafta boyunca annem sürekli okulun bahçesinde bekledi ve tenefüslerde onunlaydım sadece . Bu süreç de iki hafta sürdü ve artık sadece okula getirip okuldan alıyordu annem .
Aynı sokakta oturup aynı sınıfta olduğum bi arkadaşım vardı . Adı S_t ve maço biriydi . İlkokl hayatımda hep beni koruma görevini üstlendi . Farklı bir arkadaşlığımız vardı . Tüm kavgalarda o yer alıyordu ve beni koruyordu . Ben ise ona tüm sınavlarda kopya veriyordum , paramızı beraber harcıyorduk . Genel olarak ben zeka unsuruydum o ise güç . (1)
Birinci sınıfın yazı sokakta hiç sevmediğim bir erkek arkadaşım vardı . Adı E_n . Elime bir mermer taşı aldım ve fırlattım . Tam kafasına geldi ve kanamaya başladı ben kaçtım . İlerki yıllarda bu olay başıma bela oldu. Çocuk bana karşı sürekli kin ve nefret taşıdı ve 4-5 . sınıflarda sürekli mahallede beni aşağılayıcı sözler söylediler . Birçok kez kavgamız oldu ve çoğunda kaçtım . Bu olay da kendimi yetersiz aşağılık görmemde etkin rol oynadı . Sadece o çocuklardan korktuğum için evden çıkmadığım ve çıkmak zorunda kaldığımda gizli gizli hareket ettiğim günler oldu .
O dönemler sürekli zeki olmamla övüyorlardı beni . Hatta iki komşumuz yeni doğan oğullarına E_o ismini koymuşlardı sadece beni çok sevdikleri için . Bir başka söyledikleri ise : '' Ne güzel sessiz sedasız uslu çocuk , bak oğlum sen de e_o abin gibi sessiz olsana ! Ne uslu çocuk annesinin dibinden ayrılmıyor ! ''  Annem , komşumuz ve ben sürekli Arnavutköy'deki eski komşulara gidiyorduk ben sürekli kadınlar içindeydim. Sürekli kadınlarla oturup pasta börek yiyorduk . (2)
İlkokulun 5. senesi tüm arkadaşlarım sünnet olmuştu ama ben olmamıştım bunun üzerime bıraktığı bir utanma duygusu vardı . Ama bunun tek sebebi maddi durumumuzun uygun olmamasıydı . En azından annemden duyduğum sebep buydu . Derken sünnet olduğum yaz geldi . Annemin akrabaları ve komşular vardı . (3)
5. sınıf zamanları ben ve ablam salondaki çekyatlarda yatıyorduk . Ablamı ikna edip arkasına yattım birkaç kere . Pijamasını indirip sürtünme yapıyordum . O da birşey demiyordu . Ertesi gün okula gittiğimde sıramda otururken '' ben ne adi bir insanım şu sınıfta kimse ablasını taciz etmemiştir ama ben yaptım '' düşüncesini aklımdan geçirdiğimi ve utandığımı çok iyi hatırlıyorum . Sonraki isteklerimde ablam beni reddetmişti zaten ..
Ortaokul dönemine geldiğimde okulum değişmişti ve yanımda S_t yoktu . Kendimi korumak için güçlü rolünü oynadım . Okulda bana karışanlara artistlik yapıp korkutuyordum . Cüssemin biraz da iri olması buna katkıda bulunuyordu . Ergenliğe giriş bu dönemde oldu . 6. sınfın sonunda ücretsiz dersane kazandım ve gittim . Yeni bir ortama girdim . 7. sınıfta birkaç çok yakın arkadaşım oldu ve hala da çok yakın arkadaşlarım . Bunlardan birinin adı M_m ' di . O ideal erkekti . Yakışıklıydı ve sevdiği kıza ektup yazıp verecek kadar da cesaretliydi . M_m ile kanka olduk . Okulda , dersanede ve dersaneden sonra boş zamanlarda hep onla vakit geçirdik .  OKS sınavında nerdeyse aynı puanları yaparız ve aynı okula gideriz diye dşündüm ama olmadı ve ben 30 puanfazla yaptım . Derken farklı liselere gittik . Ortaokul döneminde cinsel açıdan bir deneyim yaşamadım .
Lise dönemine geçtiğimizde ben hazırlıkta yurtta kalıyordum . Yalnızlığın dibine vurmuştum çünkü hiç bir eski arkadaşım yanımda değildi ( B_ş hariç ) . Ben M_m'e duyduğum özlemin ilginçliğini kavramaya başlıyordum . Birgün yatağımda yatarken oda arkadaşlarından biri bir cümlenin içinde ''eşcinsel '' kelimesini kullandı . Bende şimşekler çaktı ve '' ben M_m'e aşık mıyım ? ben eşcinsel miyim ? '' gibi düşünceler aklımda her saniye yer almaya başladı .
Her cuma günü yurttan izin alıp öğlen çıkıyordum ve bu sadece metroda M_m'le karşılaşmak içindi . Her hafta sırf onla yarım saat beraber geçirmek için yurt müdürüyle kavga edip erken çıkıyordum . Hazırlığın yazında bir fabrikanın deposunda çalıştım ve benle yaşıt olan bir çocuk vardı . O çocuğa baktığımda ne kadar çekici ve güzel olduğunu anlayabiliyordum . Her seferinde sanki ona özlem duyuyordum . Bu da eşcinsel olduğumu ve saptığımı apaçık gözler önüne seriyordu .
9. sınıfta babam büyük bir kaza geçirdi . evde bilgisayarda oyun oynarken telefon geldi . MP hastanesine gel baban kaza geçirdi önemli bişeyi yok telaşlanma denildi . Hemen çıktım gittim lakin babam kan revan içinde başında tampon var sedyede koşarak ambulansa götürülüyordu . O an yaşadığım korku büyüktü lakin içimde bir boşluk da vardı . Hemen ben de ambulansa bindim Cerrahpaşa'ya gidiyorduk ve ambulansı sireni babamın o hali büyük bir titreme vermişti bana otobanda son hız giderken ben tir tir titriyordum . Babamın başına büyük bir cisim hızla isabet etmiş iş yerinde ve alnı parçalanmıştı . Derken iki büyük ameliyat geçirdi 3 ay yoğun bakımda kaldı ve toplam tam bir sene hastanede yattı . O süreçte babamın yanında en çok ben ve annem kaldık . Babamın altını bile temizledim çok kez . Ona konuşmayı yürümeyi tekrar öğretmeye çalıştım herşeyine yardım ettim . Annem işe gidiyordu ve yanında hep ben kalıyordum gündüzleri . Okul varken de hasta bakıcı bakıyordu ben okuldan hastaneye gidiyordum .
 Bu süreçte evin reisi konumuna gelmiştim nerdeyse . Aile ekonomisini ben yönetiyordum , ablama harçlık bile veriyordum ve ablama bazı direktiflerde bulunuyordum . Okuldan çıkınca eve gelmiyordu ve bu yüzden iki kere ikaz ettim . 3. de sen bana karışamazsın gibi bi ifade kullandığımda kavga ettik ve fiziksel olarak tam olarak dayak atmıştım . Bu bana ilginç hissettiriyordu . İçimde hiç bir erkeklik olgusu yokken bu erkeklik maskesini takınmam nasıl oluyordu .. Ve bu beni hoşnut etmiyordu ..
 9. sınıfın yazında memlekete gittiğimizde kuzenimle yakın arkadaştık ve cinsel yaklaşmalar yaşadık . Benim isteğimle başladı bu . Onunla köyde gizli bi yere gidip cinsel ilişkiye girme rolü yapıyorduk lakin sadece sürtüyorduk . Bu olayı en az 10 kere yaptık .
Lisede hiç kız arkadaşım yoktu . Ortaokulda da hiç kız arkadaşım yoktu . Hatta ortaokulda bir kıza  , okulun en güzel kızıydı , sinirlendiğim için kafasına basketbol topu atmıştım ve kız uzun bi süre ağlamıştı .  Kızlara yaklaşmak istemiyordum . Onların benden hoşlanma ihtimali olmayacağını düşünüyordum . Kendimi '' çirkin , tatlı ve çekici olmayan , iğrenç '' olarak tanımlıyordum .
Derken 10. sınıfta bir kız arkadaşıma ( ortaokulda dersaneden arkadaşım ) eşcinsel olduğumu ve M_m'e aşık olduğumu açıkladım . İnternet üzerinden fake facebook hesabı açıp yüzlerce gayle konuştum . Bunlar sadece internette tek biriyle gerçek hayatta buluştum o da lisenin sonunda oldu .
11. sınıf dönemi bir dönüm noktasıydı benim için . İnternetten parapsikoloji ile ilgilendiğim zamanlarda forumdan iki kişiyle tanıştım . Biri kız biri erkekti . Kız asexual olduğunu söylemişti ve ben de homosexual olduğumu söyledim . Onlara kendi fotoğrafım diye başka birinin fotolarını gönderdim sürekli yalanlar söyledim ve hiç buluşmadım . Onlara kendimi gizemli , güçlü ve eşcinsel olarak tanıtmıştım . Aklımdan hikayeler yazıp anlatıyordum . Bir erkekle olduğumu nasıl ilişkiye girdiğimizi vs vs aklımda canlandırıp anlatıyordum . Bu da 2 sene sürdü ve 2 sene sonra herşeyi itiraf ettim onlara da  .
Miladı anlatalım . 11. sınıfta M_m'e olan aşkım içimde bir çığ gibi büyüdü çekilmez oldu . Sanki içimde biri ölmüş ve cesedi şişmeye başlamış vücudumu parçalamak için beni alabildiğine zorluyor . Dayanamadım daha fazla ve mesajla ona önce eşcinsel olduğumu sonra aşık olduğumu söyledim . Onun yaptığı ise bana 4-5 mesaj uzunluğunda hakaretlerle dolu bir mesaj göndermek oldu . Orda dünyam başıma yıkıldı ve depresyonun en derin noktasına doğru sürüklendim . Ben dipte yaşarken dünyam gerçekten gıpgriydi . Hiçbirşey güzel değildi . hiçbirşey iyi değildi.
Derken ben eşcinsellikten kurtulmak için araştırma yapmaya başladım . Bilimin çatıştığı bir konuydu ve Türkiye'de bir psikologla tanıştım ki adı H.Kaçın . Adamla msn üzerinden gece en az 3 saat boyunca yazıştık . Ben ailemden para isteyemeyeceğimi istesem de veremeyeceklerini ve benim de paramın olmadığını söylüyordum . O ise ilk terapiye gel bi bakarız falan diyordu . Derken bana ücretsiz terapi teklifinde bulundu ben de hemen kabul ettim lakin terapiyi kendisi değil , asistanı ya da öğrencisi konumundaki M_h idi .
Bu konu çok ince bir konu olduğu için psikoloğun bu konudaki çalışmalarına tepki olarak birçok tehdit almış olması , psikoloğun sitesinin çok gerçekdışı durması gibi etkenler beni korkuya da sevk etmişti . Gitmeden önce aklıma bu kişilerin mafya bile olabileceği gelmişti . Ama ben her şeyi göğüslemeye gerekirse bu yolda çabalarken ölmeye karar vermiştim çünkü değişmeliydim böyle hayat asla geçmezdi ve ailem çevrem bunu asla kabullenemezdi .
Ben herşeyi göze alarak ilk terapiye gittim . M_h ile bazı şeyler konuştuk ve aklımda parlayan bi tablo oluştu . Bu tabloyu oluşturan hocamın ; bunu , beni terapiye çekmek için yaptığını düşünüyorum lakin önemi yok bi şekilde cezbedilmiştim ve terapiye devam edecektim . Bu tabloda şunlar vardı :
I.   Hayatım kadınlar arasında geçti .
II.   Hayatımda hiç babam olmadı .
III.    Annem bana evin babalığı rolünü vermişti .
IV. İçimde tamamen annem vardı .
Bu anlattıklarımı hikayemin buraya kadar olan kısmını okuyup teyit edebilirsiniz ki ben de zaten onun için yazdım . Örneğin ; hayatımdaki güç unsuru ilkokuldaki erkek arkadaşımdı babam olması gereken yerde . Babamla olan anılarımı da hatırlamam gerekirken hatırlayamıyordum çünkü yoktu o sadece çalışıyordu ve ben annemin eteğine yapışmış kadın gezmelerine gidiyordum . Sünnetimde bile babam yoktu yanımda . Ben sünnet olurken en yakın komşumuz ve annemin erkek akrabaları vardı . Babam çalşıyordu 2 saatlik izin bile almamıştı belki almak istedi belki istemedi ..
Bu tablo neden eşcinsel olduğumu büyük oranda açıklayabiliyordu . Derken 2. , 3. , 4. ... terapi gerçekleşti ve ben 11. sınıfın ortasındaydım . Tüm bunların yalan olduğunu değişebilen hiçbir eşcinsel olmadığını düşünürken gece yurtta tek başıma '' Prayers for Bobby '' adlı filmi izledim . Ordaki eşcinsel gencin intihar etmeye kalkışması ve buna cesaret edip köprüden atlaması beni hıçkırıklara boğdu ve yurttan fırladım dışarı . Deniz kenarına gittim kenarlar kayalıktı . M_h 'ya intihar edeceğimi belirten bi mesaj attım . Sadece ona attım çünkü bu dünyada bana yardım eden tek kişi oydu .
Deniz kenarı kayalıktı , o zaman yüzmeyi bilmiyordum . Denize girdiğimde ilk enerjiyle ileri gidip orda kalacaktım ve boğulacaktım çünkü yüzmeyi bilmiyordum . Ağladım ağladım ve ağladım . Ama cesaret edemedim bu sinirle telefonu çıkartıp denize fırlattım . İçimden '' Bu dünya o kadar da zor olmamalı her şey benim elimde her şeyi düzeltebilirim '' gibi düşünceler geçiyordu . Yurda döndüm ve hayatıma devam ettim .
 M_h ile terapilerimiz devam etti . Bu süreçte bir kopma yaşadık ben 3 kere üst üste bir mazeretle gitmedim terapiye çünkü korkunç gelmeye de başlamıştı . Bu bahaneleri ben uydurmadım hayat sundu ve ben de kabullendim . Lakin bu terapilere devam etmem gerektiğinin farkına varıp tekrar iletişime geçtim . Bu arada psikoloji okumaya ve insanlara yardım etmeye karar verip sayısaldan eşit ağırlık bölümüne geçtim .
Terapi sürecinde babamla olan sorunlarımı annemle arkadaşlarımla ve kendimle olan sorunlarımı çok net gördüm . Bu konuda en büyük ipuçlarını rüyalarım verdi ve tabi bu ipuçlarını iyi değerlendirmemde bana yardımcı olan M_h . Bir  ilginç nokta da süreç boyunca hiç direktif almadım nerdeyse . Yani terapilerde gözlerimin önüne serdiğimiz tabloya göre ben hareket planımı ayarlıyordum . Sonra süreç boyunca aslında en büyük sıkıntım olan '' kendimi sevmek '' kavramına geçtik . Bu kavram üzerine bireysel ve grup terapilerine devam ediyoruz . Eşcinsellik sorunu tamamen çözüme kovuştu lakin en büyük sorunun bu olmadığını fark ettiğimden dolayı terapilere devam ediyorum .
M_h bana en başaramayacağım , imkansız denen şeyi başartacak güç iradeyi verdiği için ve bana bu yolda rehberlik yaptığı için hayatımda en büyük yeri olan kişilerden biri . Zaman zaman yaşadığımız zorluklar terapilerin bazılarında ağlamış olmam susmuş olmam benim koyduğum zorluklardı lakin sabırla bu zorlukları da aştım . Kendisini cidden çok kızdım bazen telefonlarımı açmaması maillere hiç cevap vermiyor olması vs vs .
Kendimi tanıdığımda hayat çok farklı geldi . Buna ben kimim sorusunun cevabını bulmak da denilebilir . Ama bu cevap kelimlerle açıklanamaz bu bir histir ve insana özgüven verir . Bu açıdan hayatımı anlamlandırmamda bana rehber olan M_h 'ya sonsuz teşekkürler ..
Bu dönemin başı üniversiteye giriş yaptım ve M_y adlı kızla tanıştım 4 aydır her gördüğümde ona karşı olan sevgimi yüreğimde hissedebiliyorum . Arkadaşlık kurdum başta sonra çok vakit geçmeden sevdiğimi söyledim . Ama cevap olumsuzdu . Ondan tamamen ayrılamadım en az on kere konuşmama kararı aldık ama her seferinde birimiz bozdu bu kararı . Kovalamacalar devam etti derken geçen gün cafeye çağırdım . Geldi . Elinden tuttum '' seni seviyorum , benimle olur musun '' dedim . Kabul etti ve şuan beraberiz . Şuan düşünüyorum da 2 sene önce bir kıza karşı böyle bir harekette bulunma ihtimalim yoktu ama terapinin ve zamanın yardımıyla her şey DEĞİŞTİ ....

ERNESTO - BİR VAROLUŞ ÖYKÜSÜ
an existing story

EVLİLİK TERAPİSİ ( KİM KORKAR EVLİLİKTEN? )


Huseyin bey, A

aklim inanin aklim  hala almiyor , her terapi sonucunda hep hayatim degisiyor.

 A....le ilgili olarak evliligimde de cok sey degisti, ondan bir beklenti icersinde degilim sizin dediginizi uyguluyorum karsiliksiz ondan bir beklentiye girmeden, kavga etmeden evde nasil bir
düzen istiyorsa onu yapiyorum, ev temizligine önem verir temiz tutuyorum,yemek istedigi gibi, sabahlari kalkip kahvatisini hazirlayaip 6 da ugurluyorum, evde güleryüzle karsiliyorum, o hafta
sonlari yine gidiyo kahveye, kagit oynuyo iciyo bisey demiyorum hosgeldin diyorum, ne namaz kil diyorum ne de baska bisey onu oldugu gibi Allahtan bana sunuldugu gibi kabullendim ve hizmetimi severek yapiyorum.

Kahretmiyorum artik, beni anlamasinida beklemiyorum ben bisey istiyorsam ondan güzelce ben ortami hazirliyorum.Ama su bi gercek artik bir beklentim yok Allaha biraktim  evliligin tadini cikariyorum,rolumu oynuyorummevcut durumla mutluyum. Ama kendi dunyamda
yine elbetteki YANLIZIM aslinda Allahlayim O BENI ANLIYO ya o bana yeter.Umudumu ahretteki esime bagladim surda kac yil olucagim ki esimle Allah bilir , ahrette belkide yine esimi isterim bilemem o da ayri bi konu.Zaten
beni super anlayan bi esim olsaydi imtehan kolay olurdu,marifet bu ese sabredebilmek, belki hidayet gelirde allahtan ayni seyleri paylasmak nasip olur,kim bilir o kadarda önemli degil artik
Huseyin bey artik tam saglikli olduguma inaniyorum, babamin Guclu OGLU olmaktan cikinca artik almanyadaki gucsuz insanlarla eroinmanlarla, genel ev kadinlariyla ugrasmayi biraktim, onlar karsima allah tarafindan cikarilirsa
o zaman baska ama ben onlari arayip bulmustum özellikle artik bunu yapmiyorum. Ben kimseyi sizinde dediginiz gibi kurtaramam. Birden hedef alanim degisti.

Almanya ve Avrupa temsilciligime devam edicem,kuran ile incil arasindaki farklar kitabi geldi almanya ya yolladilar adnan mengi ve Savas Cetinol yazarlar Ben tanimiyorum siz taniyormusunuz.

Avrupada teblig konferanslari var ona hazirlanicam Huseyin bey allahin izni ile tek hedefim bu beni yetistiricek bir yer bi kapi yada kitap ariyorum bulucagima inaniyorum.Sadece yemek yapmak temizlik beni kesmiyo
icimdeki o Allahi anlatma sevdasi inanin nefsi degil INANINNNNNNNNNN BANAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA Tum kalbimle hala inaniyorum ki Rabbim beni buraya bosuna göndermedi eger o isterse lutuflarini bana acacak
bekliyorum son nefesime kadarda beklicem huseyin bey,
Suanda beni anlayan Allahtan baska kimse yok o da bana yeter.Unutmayin huseyin bey siz benim HZ SEMSIMSINIZ GUNESIMSINIZ karanlik her bana coktugunde bana aydinlik veriyorsunuz Allah size hayirli ömurler versin.
Taabi seyda Hz LERIDE benim icin basta bir ayagim hep konyada bir ayagim sizde.Beni sakin birakmayin Hocam NE OLUR bu garip talebe isiginiza muhtaccccccccccc.Cunku siz bana ALLAHTAN gönderilen bir kandilsiniz.

Is hayatim tekstil firmasiyla anlastim ic camasiri saticam almanyada , yine basa döndum iflas ettigim firmamin isini tekrar denicem kader diyelim bu sefer ne olucak hayirlisi, ama is bulamadim ve suan yapabilecegim tek is bu umarim
olur cunku özgur olabilmem icin kocamin parasindan bagimsiz olmam gerek paraya ihtiyacim var teblig icin gerekli dua edin insallah.

K... evet k... oglum beni artik öpüyo o kadar bagirmiyo, cagirmiyo savasi dinmek üzere benle insallah a........... de kabullendi tek mesele,sorumluluk almasi

iste böyle huseyin bey

dua ile

YAVRU FİL OLMAYI REDDEDİP ZİNCİRLERİ KIRMAK


YAVRU FİL OLMAYI REDDEDİP ZİNCİRLERİ KIRMAK
Filler daha yavruyken, kalın bir zincirle bacağından bir direğe bağlanır. Önceleri hayvan kaçmaya çalışır ama ne kadar uğraşırsa uğraşsın ne zinciri koparabilir ne de direği yerinden oynatabilir. Fil yavrusu ayağında zincirle büyür ve kaçamayacağını kabullenir. Özgürlük kavramını yitirir. İşte bu noktada ayağındaki zincir çözülür ve yerine konulan ince bir halatla birkaç santimetre boyunda tahtadan bir çubuğa bağlanır. Fil, bu koşullarda kolaylıkla kaçabilecek olmasına rağmen olduğu yerde kalır. Çünkü hâlâ var olduğunu sandığı zincirini asla kıramayacağına inanır. Fil büyüyünce ipten kurtarılır. Ama artık o alanın dışına çıkamayacağını öğrenmiştir.
 Bu alıntı psikolojideki en yaygın kavramlardan biri olan Öğrenilmiş Çaresizliği anlatır. Çocukken belki utangaçtım, evden tek başıma bir yere gitmeme izin verilmezdi, ama ben hep isyan ederdim, baş kaldırırdım, bir mücadele verirdim kah içimde, kah dışımda. Hiçbir zaman o fil yavrularından olmak istemedim. Kabullenemiyorum bunu. Esaret gibi bir şey bu benim için. Şükredip kendini kandıran, isyanını etmekten çekinen korkaklardan olmayı istemiyorum. Bir yandan içimde bir korkak bir çocuk besliyorum. Hepimizde var olana benziyor biraz. Ama hayatıma terapiye gitmeyi aldıktan sonra korkunun tek panzehrinin kuruntu yaratıp geri çekilmektense saldırmak olduğunu anladım.
 Uzun zamandır ayrı bir evde yaşamayı düşünüyorum. Yaşantı biçimimi görenlerin tepkilerini tahmin edebiliyorum; bana rahatın battığını düşünecekler. Ama bu 4 odalı geniş ama benim için sadece odamdan ibaret olan bu evde nelerin yaşandığını sadece ben biliyorum. Babamın karısı olan kadının üzerimde nasıl hakimiyet kurmaya çalıştığını, benim ona olan savaşımı sadece ben hissediyorum. Bir de Hüseyin Hoca var tabi. Psikolog koltuğunda oturan kişinin farklı bakması gerekiyor elbette. O bunu profesyonelce yaptığı için bana görmediğim bir şeyi gösterdi. Babamın bir karısı var. Ne ‘O’ nun benim hayatıma, seçimlerime karışmaya hakkı var, ne de benim babamın ve karısının hayatına aynı şeyi yapmaya hakkım var. Ödipal dönemde kalmış, babasını annesinin elinden almaya kalkışan bir küçük kız çocuğu gibi davrandığımı kabulleniyorum artık. Anneme karşı bunu hissettiğimi hatırlamıyorum. Tam bu aktarımları yapacağım zamanlarda onu kaybettiğim için net bir şey söyleyemiyorum. Ama aklımın ermeye başladığı zamanlarda babamın yanında gördüğüm, hele ki annemin tırnağı kadar olamayacak bir kadına karşı bu nefret boyutundaki duyguları elbette hissedecektim. Şimdi bu çatışmaları biraz yumuşatmaya karar verdim, mücadeleye devam ediyorum ama daha sakin cümlelerle, inceden inceden sürdürüyorum bunu.
 Bu akşam gazam mübarek oldu vee babama yemek bitiminde öyle kendiliğinden başlayan bir konuşma yaptım. Babamın karısının benim hiçbir şeyim olmadığını ve belli bir yaşa geldikten sonra yabancı birinin kahrını, derdini çekemediğini söyledim babama. Benim de yaptığım şeylerin olduğunu, ama birçok şeyi benim de alttan aldığımı ve tolerans gösterdiğimi söyledim. Dizlerim titriyordu, nefesim kesilecek gibi oldu. Nedenini bilmiyordum ama bunları söylemek hiç kolay olmadı. Espriye vurarak memnun değilsen bitireyim gibi bir cümle kullandı, yok ben gideceğim dedim. Bir sevgilim olduğunu zannetti bir an ama böyle bir şeyin olmadığını söyledim. Bunun ayrı bir evde yaşama fikri olduğunu belki henüz kabullenemedi babam, düşünmek istemiyor. Ama ben ilk defa bu kadar cesurdum ve içimdekileri söyledim. Ardından odama doğru geldim. O kadar üşüyordum ki ellerim ceset eli gibiydi, titriyordum. Bir süre sonra sakinleştim. Bu arada babamdan hiçbir tepki yoktu. Ağzını açamadı. Belki ilk kez içten içe benim haklı olduğumu gördü, düşündü. Söylediklerim samimiydi, 23 yaşımdayken hayatımızın ortasına bir kadın girdi. Ve biz de bir süre sanki o kurtarıcıyı bekliyormuşuz gibi davrandık. Ama sonra işin rengi değişti. Kadın benim huyumu Hüseyin Beyin bozduğunu söyleyen, beni ukala, aksi, geçimsiz bulan bir kadın. Kendisini tarif ettiğini atlıyor tabi ki. Onu değiştirmek veya kendime uydurmaya niyetim yok artık zerre kadar. Babam ile zihniyetleri uyuşuyor. Ve bu 2 kişilik ilişkide bana yer yok. Benim babamla olan ilişkimde de ona yer yok. Bunu öğrenecek. Yavaş yavaş, stratejik bir yöntemle bunu kabul ettireceğim. Yine iş başa düştü. Çocukken de böyle olurdu. Anneannemin öldüğünü anneme ben söyledim gece gelen telefondan sonra. Ağabeyim beceremedi. O zaman yine erkeklerin yapamadığını yapıp denge kuran ben olacağım bu gidişle.
 Kendinize güvenin, özgüveniniz olsun, affedin gibi içi boş laflara artık doydum. Bu akşam bir milat oldu, içimdekini söyleyebildim. Bundan büyük bir şey var mı? Babam ne düşünür, kızar mı küser mi diye bir kaygı taşımadım. Bir anlamda haddini bildirdim evdeki dengesizliğin. Ve babama 2mizin bir ilişkisi olduğunu, buna 3. Kişiyi dahil etmeye gerek olmadığını söyledim. Kimseyi kimseden almadım, sadece yerini hatırlattım. Affetmek, bağışlamak öyle kolay olmuyormuş. Dibine kadar çatışmak, savaşmak, nefreti yaşamak gerek önce. Sonra sakin bir rüzgar esiyor zaten ardından.

                           Süreyya Safa